Gündem

Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır? Abdest nasıl alınır? 7 Şubat hutbesi

Spread the love

Bir Cuma gününe daha gelmenin sevinci ve heyecanı ile Cuma namazı vakti için hazırlıklara başlandı. İslam aleminin haftalık bayramı olan Cuma gününde, Müslümanlar camileri dolduracak ve hatta birçok yerde sokaklara taşacak. Diyanet tarafından hazırlanan 7 Şubat Cuma hutbesi konusu Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlendi. Peki, Cuma namazı nasıl kılınır, kaç rekattır, kime farzdır, sünnetleri nelerdir? Abdest nasıl alınır? Cuma hutbesi metni ve Cuma namazı hakkında merak edilenler haberimizde.

İL İL NAMAZ VAKİTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR?

Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Cuma namazı dört rekat ilk sünnet, iki rekat farz ve dört rekatsünnet olmak üzere on rekattır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dini konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar.

Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekat Cuma namazı kıldırır. İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekat Cumanın farzı kılınır. Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.

Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanınsünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

CUMA NAMAZI KİMLERE FARZDIR?

Şu şartları taşıyan kişiye Cuma namazı kılmak farz olur:

Sıradaki Haberi Oku  Hong Kongda salgın kaynaklı ilk hayvan ölümü

1. Müslüman olmak,

2. Akıllı olmalı,

3. Ergenlik çağına gelmiş olmak,

4. Erkek olmak,

5. Hür ve serbest olmak,

6. Mukim olmak (misafir olmamak),

7. Sağlıklı olmak,

8. Kör olmamak,

9. Ayakları sağlam olmak.

ABDEST NASIL ALINIR?

Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı tarafında abdest nasıl alınır şöyle anlatılmış; Niyet ve besmele ile abdeste başlanıp önce eller bileklere kadar ve parmak araları da hilallenerek/ovuşturularak üçyıkanır. Varsaüzerindeki hamur, boya, sakız gibi maddeler temizlenir. Parmaktaki yüzük oynatılır. Misvak veya diş fırçası ile, bunlar yoksa sağ elin parmaklarıyla dişler temizlenir. Sağ el ile üçağza, üçda burnaverilir. Üçyüz yıkanır. Sonra dirseklesağ kol üç defa, sonra aynı şekilde sol kol üçyıkanır. Sağ el ıslatılarak avuç ve parmakların içiyle başın üstü birmesh edilir. Bu şekilde başın dörtte birini mesh etmek yeterli ise de iki elle başın tamamının mesh edilmesi Malikî mezhebine göre farz, diğer mezheplere göre sünnettir. Ellerıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla içi mesh edildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun mesh edilir. Önce sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlanarak topuk ve aşık kemikleri de dâhil olmak üzere yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına özen gösterilir.

CUMA HUTBESİ METNİ

Diyanet’in sitesinde yayımlanan 7 Şubat Cuma Hutbesi metni şu şekilde:

KUDÜS İSLAM YURDUDUR

Muhterem Müslümanlar!

Bir gün Meymûne annemiz Peygamberimize,

“Beytu’l-Makdis hakkında bize ne dersin” diye

Sıradaki Haberi Oku  Bilim Kurulundan vaka artışlarına uyarı: Sağlık sistemi çöker

sordu. Allah Rasûlü (s.a.s) şöyleverdi: “Orası

mahşer yeridir, dirilişin gerçekleşeceği yerdir.

Gidin ve orada namaz kılın! Çünkü orada kılınan

birnamaz, başka yerde kılınan bin vakit

namaz gibidir.” Hz. Meymûne, “Peki oraya

gidecek imkân bulamazsam” diye sorunca Resûl-i

Ekrem (s.a.s) şöyle buyurdu: “Kandillerinde

kullanılmak maksadıyla oraya zeytinyağı

gönderirsin. Böyle yapan da oraya gitmiş gibi

olur.”

Değerli Müminler!

Kudüs, insanlığın en köklü mirasına şahitlik

eden cihanşümul bir değerdir. İmanlı bir duruşun,

vahye sabitlenmiş bir istikametin ve muhabbete

dayanan bir yönelişin sembolüdür. Nice

peygamberin aziz hatırasını taşıyan bir İslam

şehridir. İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksâ oradadır.

Sevgili Peygamberimiz, hutbemin başında

okuduğum hadisi-i şerifte şöyle buyurmaktadır:

“Yeryüzünde ibadet gayesiyle sadece üç mescid

için yolculuğa çıkılır: Mescid-i Harâm, Mescid-i

Nebevî ve Mescid-i Aksâ.”

Kıymetli Müslümanlar!

Kudüs, “dârü’s-selâm” diye anılır, yani barışın

şehridir. Kudüs, Müslümanların hâkimiyetinde

asırlarca özgürlüğün ve adaletin sembolü olmuştur.

Sadece müminlerin değil, herkesin ibadetini rahatça

yapabildiği, huzur içinde yaşayabildiği bir belde

olarak yönetilmiştir.

Ancak işgal edildiği günden beri Kudüs, huzuru

ve barışı unutmuştur. Kudüs mahzundur.

Avlusundanolmayan çatışma, hakaret ve

zulümlerin gölgesinde, Mescid-i Aksâ mahzundur.

Aslında bu işgal, müminlerin birliğini, beraberliğini

vedeğerlerini hedef almaktadır.

Müslümanların öz vatanlarında, kendi camilerinde

ibadet etmelerineolmaktadır. Hâlbuki Allah’ın

mescitlerineveren ve müminleri ibadetten

alıkoyanlar hakkında Kur’an-ı Kerim’de şöyle

buyrulmaktadır: “Allah’ın mescitlerinde O’nun

adının anılmasınaolan ve onların harap

olması için çalışandan daha zalim kim olabilir?

Aslında bunların oralara ancak korka korka

Sıradaki Haberi Oku  Barış Pınarı bölgesinde 6 terörist öldürüldü

girmeleri gerekir. Böyleleri için dünyada zillet,

âhirette ise büyük azap vardır.”

Aziz Müminler!

Filistin’i ve Kudüs’ü işgal etmek, aslında

sadece bu bölgede değil, bütün yeryüzünde kaos

çıkararak barışavermemek anlamına gelir.

Kudüs’te kargaşayı körüklemek ve savaştan

beslenmek, aslında insaf, vicdan ve merhamete

sırtını dönmektir. Kudüs gibi tarih boyunca insanlığı

kucaklayan bir şehirden Müslümanları çıkarmaya

çalışmak, aslında tüm insanlığın hukukunu ve

şerefini tanımamak demektir.

Mazlumların feryadı arşa uzanırken, yegâne

çözüm ümmet-i Muhammed’in bir araya gelerek

zulme ve işgale karşı çıkmasıdır. Zira imanlarını ve

imkânlarını bir araya getirdiklerinde, Müslümanlar

dünyanın en adil ve merhametli gücünü

oluşturacaktır. Hakkaniyet ve güven arayan

insanoğlunun ortak umudu olacaktır. Unutmayalım

ki Kudüs, ümmet-i Muhammed için, çiğnenen

harîm-i ismetini ve dağılan vahdetini kurtarma

vesilesidir. Ama aynı zamanda Kudüs, viran olan

yeryüzü yurdunu, dört bir köşesinden kan ve gözyaşı

akan dünyamızı ıslah etme davasıdır.

Muhterem Müslümanlar!

Kudüs, İslam yurdudur; Müslümanlara aittir.

Aziz milletimiz, Kudüs’e sevdalıdır; Mescid-i

Aksâ’yı canından ve malından daha aziz bilmektedir.

Dün olduğu gibi bugün de milletimizin desteği ve

yardımı, yıllardır Mescid-i Aksâ’nın muhafızlığını

yapan Filistinli mazlum kardeşlerimizin yanındadır.

Aziz Müminler!

Hutbemi bitirirken birkaç gün önce sınır

ötesinde hain saldırıda, ardından Van’da meydana

gelen çığ felaketinde ve enİstanbul’da yaşanan

uçak kazasında hayatını kaybeden bütün

kardeşlerimize, şehadet şerbeti içen

Mehmetçiklerimize, korucularımıza, kurtarma

ekiplerimize ve sivil vatandaşlarımıza Yüce

Rabbimden rahmet, yaralılarımıza acil şifalar

diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu